Zaman Buluşması Sunumlar

Ölçülen Zamandan Yaşanan Zamana: Antik Çağ, Heidegger, Bergson ve İlgili Temalar – Çetin Türkyılmaz
Heidegger, Aristoteles’ten Bergson’a kadar, filozofların zaman kavrayışlarını ya da, daha doğru bir ifadeyle, zaman kavramına ilişkin bakışlarını “vülger zaman kavrayışı” olarak adlandırmaktadır. Ona göre, bu zaman kavrayışı, zamanı şimdilerin bir dizisine indirger. Kendisi ise zamanı belirli bir varolanın, Dasein’ın “Varlık ufku” olarak niteler. Zaman varlığı kavramamızın, varlığı anlamamızın ufkunu oluşturur. Böylece Varlık (Sein) ile Zamanı (Zeit) bir araya getirir; onları ilişkilendirir. Bu çerçevede artık Dasein’ın (Sartre’ın adlandırmasıyla “İnsan realitesi”nin) varlık kavrayışının ufku olarak zaman, artık şeylerin hareketine göre ölçtüğümüz zaman değil de, varlıkla olan ilişkimizde yaşadığımız zamana dönüşür. Heidegger’in bu görüşlerini ortaya koyarken zamana ilişkin vülger kavrayışa Bergson’u da dahil etmesi sorunlu görülmektedir. Çünkü Bergson, Heidegger’in daha sonra yapacağına benzer bir biçimde, kendi süre (durée) kavramı çerçevesinde ölçülen zaman ile yaşanan zamanı ayırmış ve süreyi bellekle ilişkilendirerek, zamanı “homojen bir şimdiler dizisi” olmaktan çıkarmıştır.

Bu genel çerçeveyi temele alarak, ilkin Antik Çağdaki zaman kavrayışının bir özetini vereceğiz. Buradaki temel sorunun zamanın mekânsal bir biçimde şeylerin hareketine göre ölçülmesinden kaynaklı olduğunu göstermeye çalışacağız. Göz önünde bulunduracağımız filozoflar ise Platon, Aristoteles, Lucretius olacak. Daha sonra Heidegger’in zamana ilişkin tezlerini ele alacak ve onu Bergson’la karşılaştıracağız. En sonunda da, zaman kalırsa, Antik Çağa geri dönecek ve Herakleitos’un zaman kavrayışını ele alacağız.

Özgeçmiş: 1969 yılında Sivas’ta doğdu. İlk ve orta öğretimini Ankara’da tamamladı. Bir süre Ankara Üniversitesi DTCF’de Latin Dili ve Edebiyatı bölümüne devam ettikten sonra İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünden mezun oldu. Yüksek lisans ve Doktora eğitimini Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin danışmanlığında hazırladığı tezlerle Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümünde tamamladı. Yüksek Lisans tezi Heidegger’in Kant yorumu, Doktora tezi ise üç 19 Yüzyıl filozofu (Kierkegaard, Marx ve Nietzsche) üzerinedir. Doktora eğitiminden sonra Köln Üniversitesi Felsefe Bölümünde bir dönem Heidegger felsefesi üzerine çalışma yaptı. 2010 yılında Doçentlik unvanını aldı. Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmalarına devam etmektedir. Filozoflarla Düşünmek ve Bunalım Çağı: Kierkegaard, Marx ve Nietzsche başlıklı iki kitabı ve alanında yayınlanmış çeşitli makaleleri bulunmaktadır. Temel çalışma alanları, Platon, Spinoza, Kant, 19. Yüzyıl Felsefesi ve Heidegger’dir.

Zaman ve Bellek – Simay İkier

Bu sunumda zaman ve bellek arasındaki ilişki birkaç açıdan ele alınacaktır. Sunum, ilk olarak zamanın geçmesi ile öğrenilmiş bilgiye ne olduğu sorusunu ele alacak, “unutulur” düzeyindeki en basit yanıtı hiçbir şeyin sırf “zaman geçtiği” için gerçekleşmeyeceği, zamana yayılan bir mekanizmanın var olması gerektiği fikrine odaklanacaktır. Üstelik, zamanın geçmesi ile bazı bilgiler unutulurken bazılarının ise daha da sağlamlaştığını ve unutulmuş zannedilen bilginin zamanın geçmesiyle yeniden hatırlandığını gösteren bulgular, hem insan hem de hayvan araştırmalarında ortaya konulmuştur. İkinci aşamada, insanların zihninde geçmişe ve geleceğe zaman yolculuğu yapma yetileri ve bunu yaparken ne tür bilgileri hatırlama eğiliminde olduklarından bahsedilecektir. Zihinde geçmişe ve geleceğe zaman yolculuğu yapmanın diğer hayvanlarda varolmadığı iddia edilmektedir (Tulving, 1985). Bunun nedeni, Otonoetik Bilinç denilen, insanın kendi benliğinin nesnel bir zaman içinde varolduğunu ve olayların nesnel bir zaman içinde gerçekleştiğini bilmesi durumunun diğer hayvanlarda varolmayan bir bilinç düzeyi olmasıdır (Tulving 1985; 2002). Bu iddia tartışmaya açılacaktır. Son olarak, sirkedyan ritim ve gece veya gündüz tipi olmanın günün farklı saatlerinde açık ve örtük bellek performansını nasıl etkilediğinden bahsedilecektir. Sirkedyan ritimlerin çocukluktan genç yetişkinliğe ve genç yetişkinlikten yaşlılığa değişimi incelenerek bellek performansı açısından beklentiler tartışılacaktır.

Özgeçmiş: Simay İkier lisans ve yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Yüksek lisansı esnasında Bilişsel Psikoloji alanında bellek üzerine uzmanlaşmaya başlamıştır. Doktorasını Toronto Üniversitesi’nde tamamlamış, bu esnada uzmanlığı bellek, dikkat ve bilişsel yaşlanma süreçlerine odaklanmıştır. Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyesidir.

Kültür Tarihi Bağlamında Mitoloji ve Etimolojide Zaman – Kudret Emiroglu

Döngüsel zaman ve Rüya Çağı,
“Ödlek evren”, Yaratılış, Düşüş, Hermes/Hurufilik
Mitolojiden tarihe geçiş,
Sıradan ve kutsal zaman, bayram ve kaos, üretim ve iktidar,
Takvim, güneş, ay ve gezegenler
Saat ve dakiklik/Mesai ve tren
Çizgisel zaman, moda ve modernizm

Özgeçmiş: AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu. Kültür tarihi, şehir tarihi, yerel tarih ve İkinci Meşrutiyet dönemi ile karşılaştırmalı etimoloji üzerine makaleleri ve kitapları yayınlandı. İngilizce ve Osmanlıcadan çeviriler ve editörlük yaptı. Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı’nda ve Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı ve Tarih bölümlerinde dersler verdi ve veriyor. Kebikeç İnsan Bilimleri İçin Kaynak Araştırmaları Dergisi’nin kurucularından ve yayın yönetmenidir.

Birçok İngilizce çeviri, Osmanlıca çevrimyazı kitabı bulunmaktadır. Yayınlanmış bazı telif kitapları şunlardır:

  • Trabzon-Maçka Etimoloji Sözlüğü, 1989.
  • Anadolu’da Devrim Günleri, 1999.
  • Mardin, Cemaat – Aşiret – Devlet, 2000 (Suavi Aydın, Oktay Özel, Süha Ünsal’la birlikte).
  • Gündelik Hayatımızın Tarihi, 2001.
  • Yoldaşımız At, 2002, (Ahmet Yüksel’le birlikte).
  • Antropoloji Sözlüğü, 2003 (Suavi Aydın’la birlikte).
  • Küçük Asya’nın Bin Yüzü: Ankara, 2005 (Suavi Aydın, Ömer Türkoğlu, Ergi Deniz Özsoy’la birlikte).
  • Kısa Osmanlı-Türkiye Tarihi, Padişahlık Kültürü ve Demokrasi Ülküsü, 2015.

İktisat ve Zaman – Eray Yücel

Konuşma, zaman kavramının varlığından, tekil ve çoğul formlarından, insanlarca anlaşılma biçimlerinden ve toplum hayatındaki yerinden yola çıkarak iktisadın zamanla ilişkisine odaklanmaktadır. Zamanın iktisadiyatımızdaki yerinin, kavramın iktisadi hayattaki yeri ve iktisat teorilerinin zamanı ele alış biçimi üzerinden tartışılması amaçlanmıştır.

Özgeçmiş: Araştırmalarını uygulamalı ekonometri, makroiktisat ve para ekonomisi alanlarında sürdüren Eray Yücel, doktorasını Bilkent Üniversitesinden 2005 yılında almıştır. Eurasian Economic Review, Journal of European Economics, Journal of Economic Psychology, Applied Economics Letters, Contemporary Economic Policy ve Applied Economics gibi dergilerde makaleleri yayımlanan Yücel, kitap bölümleri de yazmıştır. Olasılık ve İstatistiğe Giriş, Türkiye Ekonomisinin Güncel Sorunları, Disiplinlerarası Bitirme Projesi: Kalkınma – Eleştirel Yaklaşımlar ve Yeni Açılımlar dersleri veren Dr. Yücel, öykü yazmaya meraklıdır.

Masal Dinletisi – Argın Kubin

“Bir varmış bir yokmuş. Zaman zaman içinde kalbur saman içinde, pireler berber develer tellal iken ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken…”

“Bir ses duydum.“Baban doğdu” dediler, kucağıma bir yumurta verdiler. Yumurta elimden düştü, içinden kocaman bir horoz çıktı, sokağa kaçtı. Kovalamaya başladım Taş attım değmedi. Ceviz attım… Cevizden bir kocaman ağaç bitti…”

Masal anlatımlarında yapılan girizgahlar, söylenen tekerlemeler masal dünyasına adım atmaya hazırlar insanı. Masalın içinde ne ile karşılaşabileceğinin daha doğrusu masal içinde her türlü deneyimin yaşanabileceğinin ipuçlarını verir bu başlangıçlar. Sözlü kültür ürünleri olarak masalların yüzyıllar boyunca özünde değişmeden bu kadar çok anlatılagelmesi ve zamanı aşkın yapısı, farklı coğrafyalarda da benzer masal temalarının aynı örüntülerle karşımıza çıkması masallara dair durup tekrar düşünmeye, onlara daha yakından ve derinden bakmaya davet eder insanı. O zaman masalcı masal anlatsın bal ile kaymağı birbirine katsın .

Özgeçmiş: Argın Kubin ,hikaye anlatıcısı, şifa yolcusu..
Silifke’de doğdu. Üniversite eğitimi için İzmir’e yerleşti. Üniversite eğitimi devam ederken farklı sivil toplum kuruluşlarının projelerinde kolaylaştırıcılık ve akran eğitmenliği yaptı. 2012 senesinde katıldığı Anadolu Jam buluşması hayatını başka bir yöne çevirdi. O sene hikaye anlatıcılığını keşfetti. Nazlı Çevik Azazi ve Judith Liberman‘nın Anlatıcılık Atölye’lerine katıldı.. 2016 Şubat’da, baharın gelişi için insanları cesaretlendirmek ve baharın gelişini haber vermek niyetiyle masal kervanı yolculuğunu gerçekleştirdi. Bu yolculuk 40 gün 40 gece sürdü. Bu yolculuk süresince 11 farklı şehirde masal gecesi yaptı. Seiba Uluslararası Hikaye Anlatıcılığı Merkezi’nde 2 yıl süren Anlatıcının Yolu eğitim programından mezun oldu.. Bu yolculuk süresince yurt içi ve yurt dışından farklı alanlardan eğitmenlerle çalışma fırsatı oldu. 2014’den bu yana Abraxas Hikaye Anlatıcısı adıyla farklı mekanlarda farklı gruplara masallar, hikayeler anlatmaktadır. Diğer yandan Ege Üniversitesi‘nde tıp eğitimine devam etmektedir.

Güne Merhaba – Dilek Üstünalan

Güne başlarken, doğaçlama hareket ve grup oyunları içerisinde bedenimizin farkına varacağız, yavaş yavaş uyandırıp hareketlendireceğiz ve bedensel iletişim yollarını araştırarak birbirimizle tanışacağız. Yetişkinler de oyun oynar, koşar, zıplar, eğlenir, diyerek çocukluğumuzdaki samimi, dürüst, doğrudan tanışma ve ilişkilenme hallerini geri çağıracağız. Zamana bir de hareket içinden bakacak; bedenimizin, hareketimizin, çevremizi duyumsama biçimlerimizin zaman algımızı nasıl etkilediğini araştıracağız.

Özgeçmiş: Bilgisayar mühendisi, siyaset bilimci, sosyolog ve dansçı olan Dilek Üstünalan, bu etkinlikte dansçı kimliğiyle yer alıyor. Dilek, 2009 yılında dansla tanıştı ve bugüne kadar çağdaş dans, flamenko, hip hop, Afrika dansları, halk dansları gibi farklı dans türleriyle ilgilendi. Yaklaşık beş yıldır İstanbul’da ve Avrupa’da, Kontak Doğaçlama, çağdaş dans tekniği, Axis Syllabus, anda kompozisyon, Feldenkrais metodu, serbest dans doğaçlama alanlarında birçok ders, atölye ve festivale katıldı. Bir çağdaş dans formu olan Kontak Doğaçlama üzerine yoğunlaştı ve bu alanda çalışmalarını sürdürüyor. ÇATI Çağdaş Dans Sanatçıları Derneği üyesi ve Kontak Doğaçlama – Türkiye’nin çekirdek ekibi üyesi olarak, kontak doğaçlama ders ve etkinliklerinin organize edilmesi için çalışıyor. BoMoVu derneğinin yürütmekte olduğu Hareketin Özgür Projesi’nde gönüllü olarak, İstanbul’da yaşayan Suriyeli mülteci kadınlarla kontak doğaçlama atölyeleri yapıyor.

Kuantum Mekaniğinde Zaman Asimetrisi – Haydar Uncu

Neden sonuç yasası doğa yasalarını belirleyen en temel ilkelerden biridir. Bu ilke çeşitli fiziksel süreçlerde kullanılarak zaman için bir akış yönü belirlenebilmektedir. Bu konuşmada zamanın akış yönünü belirleyen çeşitli fiziksel süreçler tanıtılmaya çalışılacaktır.

Özgeçmiş: Adnan Menderes Üniveritesi, Fen-Edebiyat Fakultesi Fizik Bölümünde öğretim üyesidir.

Klasik Fizikte Zaman Kavramı – Ertan Sinan Şahin

Sunum zamanın tanımıyla başlayacak. Antik felsefede zamanın nasıl ele alındığı inceledikten sonra Galileo ve Newton’un mutlak zaman düşünceleri tartışılacak. Klasik fizikte uzay ve zaman nasıl ele alındığına değinildikten sonra insanlığın buradan elde ettiği sonuçlar üzerinde durulacak.

Sunumun devamında termodinamik yasalarının zamanla olan ilişkisi ve zamanın yönü tartışılacak. Nedensellik ilişkilerinin zamanın yönü üzerindeki etkileri ele alındıktan sonra bunun kozmik sonuçları üzerinde durulucak. Sunum, klasik fiziğin zaman algısının ne gibi yetersizliklerle karşılaştığı açıklanarak tamamlanacak.

Özgeçmiş: 1988’de Konya’da doğdu. Biri üvey olmak üzere iki kardeşi var. İlköğretim eğitimimi Konya’da, ortaöğretimi ve liseyi ise Aydın’da tamamladı. Çocukluğundan beri fiziğe, liseden beri matematiğe ilgi duyuyor. ODTÜ Fizik bölümünde lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamladı. Bir yıl boyunca Amerika’da bir üniversitede asistanlık yaptı. Halen ODTÜ’de doktora öğrencisi. Genel görelilik ve astrofizik gibi alanlara özel ilgi duruyor. Gitar çalıyor ve Ankara’da amatör bir kulüpte futbol oynuyor.

Kuantum kuramı ve Görelilik kuramının Zaman Anlayışlarının karşılaştırılması – Necmi Buğdaycı

Her fizik kuramı,fiziksel kavramlar arasında matematiksel ilişkiler kurarken, bir yandan da bu kavramların içini kendine özgü bir şekilde doldurmuş ve yorumlamış olur. Kuantum ve göreklilik kuramları fiziğin en temel kavramlarından olan zamanı farklı yorumlamanın da ötesinde felsefi olarak karşıt zaman anlayışlarına işaret ederler. Bu sunumda, Her iki kuramda zamanın nasıl ele alındığına değindikten sonra, “zaman nedir” sorusuna fiziğin yanıtının ne olabileceğini ve ne olamayacağını tartışacağız.

Değişen Zamanın Arkeolojisi – Güneş Duru

Zaman kavramı arkeolojinin bir disiplin haline dönüşmesinin ilk itici gücü ve en önemli aktörlerinden biridir. Arkeolojik dolgular içinde “ölçülebilir” hale gelen zaman karmaşık, pek çok başka olgu ile dolanık bir haldedir, kimi zaman sorunludur. Zaman geçmişe bakma, dokunma ve onu yorumlama biçimimizi değiştirir, kendisini sürekli değişken kılar. Arkeolog geçmişe ait anlar ve anlamlar arkeolojik dolgularının içinde hapsolduğu yerden çıkartarak geleceğin kuramsal tartışmalarında farklı anlamlar bulmasına aracılık eder. Konuşmada değişen arkeoloji, değişen zaman sarmalında ilerleyerek arkeolojinin zamanla verdiği sınav farklı örneklerle anlatılacaktır.

Özgeçmiş: Güneş Duru, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Orta Anadolu Neolitik Dönem Mimarisi” başlıklı yüksek lisans tezi yaptı. UCL ve Cambridge Üniversitesi’nde misafir araştırmacı olarak bulundu. 2013 yılından İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı’nda tamamladığı “Tarihöncesinde insan-mekan, topluluk-yerleşme ilişkisibaşlıklı tezi ile doktor unvanı aldı. 2004-2016 yılları arasında Dünya Arkeoloji Kongresi yönetiminde yer alan Güneş Duru dünyanın pek çok yerinde; Yağmur Ormanları’ndan Hasankeyf’e tehlikede olan kültürel mirasın yerel kimlik ve geleneklerinin gelecek nesillere aktarılması adına yapılan farklı çalışmaların içinde bulundu. Türkiye’de Kuramsal Arkeoloji çalışmalarına ivme kazandıran pek çok çalışmanın öncüsü de olan Duru, Galatasaray Üniversitesi’nde insan, mekan ve siyaset üzerine dersler vermektedir.

1992 yılında öğrenci olarak başladığı Aşıklı Höyük kazılarına 2006 yılından bu yana başkan yardımcısı olarak devam eden Güneş Duru geçtiğimiz 25 yıl içinde Çatalhöyük başta olmak üzere pek çok kazı ve araştırma projesinde görev almıştır.

Tiyatro ve Zaman – Fırat Neziroğlu

Fırat Neziroğlu izmir’de doğdu!..

henüz farketmemişti ama deniz çok küçükken, içine dokunmuştu.

önce okullar* okudu… dans etti… bol bol dokudu!..

sonra kendini sökmekle başladı işe, amacı tanımaktı kendini ve dünyayı;

dans ederek… dokuyarak… ve de dokundurarak!…

Londra, İstanbul, Münih, Paris’te “kumaş koleksiyonları”

Incheon, Washington, Hawai, New York, Kitakyoshu, Shangai, Tenjin, Bhonburi, Newdeli,

Venedik, Buenos Aires, Como, Roma, Maniago, Singapur,Marakeş, Dubai, Oslo,Mexico City,

Paris, Abu Dhabi’de “sanat eserleri” sergilendi.

Norveç Kraliyet Büyükelçiliği himayesinde Oslo’ya, Tayland Kraliçesi Sirikit’in doğum günü kutlamaları nedeniyle, Kraliçenin kendisine özel bir kumaş dokumak üzere Tayland’a, Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al Thani’ye bir sanat eseri dokumak üzere Katar’a davet aldı.

Her daim, kendi atölyesinde dokumaya devam ediyor; ulusal ve uluslararası yarışmalar için…

modacılar için… kendi söküğünü görmek için!..

Şimdilerde; Türkiye’de (belki de dünyada?..) ilk kez projelendirilen,

sahnede müzik eşliğinde dokuma performansları* sergiliyor…

​Yoga ile tanıştığı günden bu yana insan, his, beden, zihin üzerine düşünüyor,

uygulamalar yapıyor ve dostlarıyla an’ı paylaşıyor…

​Kurduğu ModernDansLAB klasik bale-modern dans topluluğu ile birlikte

hayallerini sahne üzerinde gerçekleştiriyor…

​…
halen;
sökük,
akademisyen,
düşünen,
dansçı…

hepsini birbirine dokurken de; dokumacı…

Jeolojik ve Paleontolojik Açıdan Zaman – Serdar Mayda

Tüm jeolog, paleontolog ve diğer yer bilimcileri,  Dünya gezegeninin tarihi boyunca oluşan olaylar arasındaki ilişkiyi ve zamanlamayı tanımlamak ve ifade etmek için gerekli araçlara sahip olmalarından çok önce jeolojik zaman ölçeğini geliştirdiler. İlk başlarda jeolojik zaman ölçeğinin temelini kısaca kemikler, kabuklar ya da yapraklar gibi tanınabilir organik kalıntıların taşda ki imzası olarak önem kazanan fosiller oluşturdu. Bu zaman ölçeği kademeli olarak, çoğunlukla Avrupa’da, 18. ve 19.yy boyunca geliştirildi. Jeolojik Zaman Çizelgesi’nin oluşturulması süreci aynı zamanda jeolojinin doğuşuna karşılık gelen hayli ilginç bir stratigrafi macerasıdır.

Bu sunum aynı zamanda  Jeolojik Zaman Çizelgesi oluşumu, tarihsel perspektifi ve Jeolojik Zamanın Kavranmasında başvurulan alt disiplinleri inceleyeceğiz.

Özgeçmiş: 1973 Afyon doğumludur. Lisans eğitimini 1998’de 9 Eylül Üniv. Jeoloji
Mühendisliği Bölümünde, Y.Lisans eğitimini 2002’de Tabiat Tarihi Uyg. ve
Araştırma Merkezi’nde; Doktorasını 2008’de Ege Üniv. Zooloji Bölümünde
tamamlamıştır. 2015 yılından bu yana Ege Üniversitesi, Fen Fakültesi, Biyoloji
Bölümü, Zooloji ABD.’da Yard.Doç. olarak görev almaktadır. Çalışmaları
Omurgalı Paleontolojisi üzerinde yoğunlaşmıştır.